Ubud sonsuzluk havuzu

Dört bir yanının kültür, sanat, yoga, meditasyon, sevgi, mutluluk dolu olduğu kasaba Ubud

Pirinç tarlaları, palmiyeler ve muz ağaçları ile çevrili sokaklarda gezinirken sanat atölyesi vitrinlerindeki eserlerden birine takılıp huzur içinde uzaklara dalıp gidiyorsun, tam da o anda gelen maymun çığlıkları seni olduğun sokağa geri donduruyor, bu sefer de çığlık çığlığa daldan dala atlayıp oyun oynayan maymunları merakla izliyorsun. Ah evet, Ubud’dasın! Dört bir yanının kültür, sanat, yoga, meditasyon, sevgi, mutluluk dolu olduğu kasabada; maymunların umarsızca gezindiği sokakların, uçsuz bucaksız yeşilliklerin, kuş sesleriyle dolu doğanın içinde kendini kaybedeceğin yerdesin.

Bali adasının ortasinda, dağların tepesinde yar alan Ubud; adanin kültür, sanat ve inanç merkezi. Bu küçük kasaba, Bali resimlerinde karşılaştığın yemyeşil pirinç tarlalarına, muz ve palmiye agaclarinin arasına saklanan havuzlu otel odalarına ev sahipliği yapıyor. Hayir burada deniz yok, ama günlerce kalip zamanin nasil geçtiğini anlamadigin, günlerin huzur ve mutlulukla sarmalandigi, hic de dönmek istemeyeceğin rüyalarindaki o kucuk kasaba burasi.

Ubud'un gizli tapınakları
Ubud’un gizli tapınakları

Her köşesinde farklı bir heyecan bulabileceğin bu kasabayı keşfetmeye tam göbeğindeki Ubud Market’tan başla. Burada Ubud yerlileri tarafından hazırlanan her şeyi bulabilirsin; el yapımı sepet çantalar, şapkalar, hindistancevizinden yapılan süs eşyaları ve bir sürü el sanatı ürünleri… Bu noktadan başlayıp aşağıya doğru inen iki uzun caddeyi baştan sona dolaş. Bali’li tasarımcıların butiklerini, sanat atölyelerini gezip başka bir yerde göremeyeceğin sanat eserlerini ve özel tasarım kıyafetleri incele. Sokaklarda dolaşırken ne tarafa baksan güzel mimarili bir ev, harika bir heykel, mükemmel bir tablo gözüne çarpıyor. Görsel olarak bu kadar besleyici bir ortamda ilham perini daha kolay bulacağını hissedersen hemen kendine bir kurs bul ve içindeki artisti uyandırmaya çalış. Resim atölyesi, takı tasarımı kursu, dans dersi, yemek kursu… ilgini çeken bir tanesi katıl ve yaratıcılığını dene.

Bu caddelerin sonuna geldiğinde önüne çıkacak “Monkey Forest”a uğra. Şehrin içindeki bu orman bir sürü tapınağa ama daha da önemlisi yüzlerce maymuna ev sahipliği yapıyor. Bahsettiğimiz popülasyon o kadar büyük ki, maymunlar kendi aralarında gruplaşıp ormanın farklı kısımlarındaki egemenliklerini korumak için kavgaya bile karıştıkları oluyor. Kendi aralarında tartıştıkları oluyor ama insanlara karşı saldırgan değiller. Hatta ormana adımını atar atmaz etrafında dönen oyuncu maymunların arasında buluyorsun kendini. Artık maymunların egemenliğindeki şaşırtıcı ama eğlenceli dünyadasın; sırtında yavrularıyla ağaçtan ağaca dolaşan dişiler, tüm ciddiyeti ve bilgeliğiyle etrafta bir tehlike olup olmadığını takip eden yaşlılar, dallarda sallanan, birbirini kovalayan ve insanların etrafında dönen gençler… Eğer eğlence arıyorsan yanında getireceğin yiyecek ya da dikkat çekici parlaklıkta bir eşya ile oyun sever maymunları etrafında toplayabilirsin. Kendini sevdirirsen tokalaşıp el şakaları yapabilir, omzuna alabilir, birlikte oyunlar oynayabilirsin. Bu eğlenceli dünyada tek dikkat etmen gereken gözlük ve anahtar gibi dikkat çeken eşyalarına göz kulak olmak, maymunların kaptıkları geri dönmüyor!

Akşam yemeği için Three Monkeys isimli restoranı dene. Şehrin tam ortasındaki bu restorana girip pirinç tarlalarının yanına açık havaya atılmış masalardan birine oturunca günün tüm yorgunluğu akıp gidecek. Bali’ye özgü yemekleri modern bir dokunuşla sunan bu mekanda manzara, huzur ve lezzeti bir arada bulabilirsin.

Tüm yorgunluğunu attığın bir uyku sonrası, Art Kafe’de taze meyve sularının eşlik ettiği enerji verici güzel bir kahvaltıyla güne başla. Sonrasında bir motor kirala ve Tegalalang’daki pirinç tarlalarına doğru bir keşif yolculuğuna çık. Eğer temiz hava ve meyve sularının enerjisiyle içindeki sportif insan gaza geldiyse tercihini bisikletten yana da kullanabilirsin. Sadece varmanın değil, oraya giderken geçtiğin yolların tadını çıkarmanın da önemli olduğunu kendine hatırlatıp yol seçimini kalabalık ve ruhsuz asfalt yol yerine tarlaların, yeşilliklerin ve güzel evlerin içinden geçen ara yoldan yana yap. Manzaranın, tarlaların tadını çıkararak çevir pedallari. Olur da yol seni yorarsa önüne çıkacak “Kahiyang Koffee“ ye uğrayıp yeşilliklere bakarak bir kahve iç. Harika bir insan olan sahibi Ivan’la muhabbet etmeyi unutma. Pirinç tarlalarına vardığında, ki yokuş çıktığın için çok yorgun olacaksın, yeşilliklerin hemen kenarında mükemmel manzaralı cafelerden birine oturup manzaranın tadını çıkar. Bali’nin meşhur buzlu kahvesiyle kendini ödüllendir, pirinç tarlalarının arasında gezintilere çık.

Ubud Tagalalang Pirinç Tarlaları
Ubud Tagalalang Pirinç Tarlaları

Akşam yemeği “Fair Warung Balé” isimli müthiş restoranı tercih et. Müthiş çünkü burada yediğin her yemekle ihtiyacı olanlara ücretsiz hizmet verecek olan bir hastanenin yapımına katkıda bulunuyorsun. İhtiyacı olanlara yardım etmenin mutluluğu, gönüllü çalışanların güler yüzü ve yemeklerin çok lezzetli olması burayı daha bir güzel yapıyor.

Eğer yerel şovlar ilgini çekiyorsa bir akşam Bali kültürünü daha yakından tanımak için Ubud Palace’taki yerel dansları izleyebileceğin performansa uğra. 8’de başlayan gösteri için biraz erken gidip yer kapmanı tavsiye ederim. Gösteri kadar gösterinin yer aldığı sarayın mimarisi de oldukça dikkat çekici.

Ubud dans şovu
Ubud dans şovu

Bir gün farklı bir deneyim yaşamak için “Kafe”ye git ve vejetaryen kahvaltılarından birini dene. Yemekte et olmadan tadı olmaz diyenlerdeysen burada bulacağın sağlıklı ve lezzetli yiyecekler fikrini değiştirmene yardımcı olabilir. Eğer kitap kahve eşliğinde sakin bir gün geçirmek istersen burada yumuşak koltuklar, taze kahve ve güzel tatlıları bir arada bulabilirsin. Sağlıklı başlayan günün devamında yolunu Yogabarn’a düşür. Yoga derslerinden birine gir, eğer daha önce hiç yapmadıysan bile, bir dene pişman olmayacaksın. Sadece yogayı değil, ortamın güzelliğini, insanların kahkahalarını ve etrafa yaydıkları neşeyi de deneyimle. Eğer Cuma ya da Pazar gidersen family dance ya da ecstatic dance toplanmalarından birine katılıp içinden geldiği gibi dans et ve sonrasında etraftaki pozitif enerjiyi, insanların samimiyetini ve tüm bunların ne kadar iyi hissettirdiğini fark et. Bunların hiçbiri için enerjin yoksa bile, cafesinde bir şeyler atıştırıp oradaki mutlu insanlarla muhabbet et ve bu neşenin nasıl da bulaşıcı olduğunu gör.

Ubud Yoga Barn
Ubud Yoga Barn

Eğer noodle fanı isen akşam yemeği için “Melting Wok”a git. Tüm yemekleri çok güzel ama noddlelı yemekler bir başka. Akşamları yer bulmak zor olduğu için rezervasyon yaptırmayı unutma. Sokaklarda keşif üzerine bir yürüyüşe çık. Yürürken gördüğün minicik aralıklara dal, o aralığın sonunda karşına çıkacak pirinç tarlalarına, cafelere, otellere ve manzaraya inanamayacaksın.

Ubud ara sokaklarındaki gizli yerler
Ubud ara sokaklarındaki gizli yerler

Kızgın güneşten kaçıp kahve molası vermek istersen “Seniman Cafe”ye uğrayabilirsin. Kahvelerini kendi kavuran nadir mekanlarda olan bu cafede mis kokulu dumani üzerinde bir kahvenin yanina bir de lezzetli tatlilarindan al. Uzak doğudayken taze kahve dışında özlemini çekeceğin diğer bir şey hızlı internet! Seniman Cafe ortalamanın üstünde internet hızına sahip bir wifi sunuyor. Bu nedenle Ubud’da takılp freelance iş yapanların çoğu burada buluşuyor. İç taraftaki büyük masada oturup bu insanlarla derin bir sohbete girebilirsin. Kitap yazan, kodlama yapan, freelance çalışanların hikayelerini dinleyip kendine çizdiğin kariyer yolunu ve yaşam tarzını gözden geçirmeye karar verebilirsin, benden söylemesi.

Ubud evleri
Ubud evleri

Akşamı lezzetli atıştırmalıklar ve güzel bir muhabbetle doldurmak istersen daha çok yerel halkın tercih ettiği ”Biah Biah”a uğrayabilirsin. Küçük atıştırmalıklar ve yerel yemeklerden tadabileceğin bu mekana yer bulmak için erken gitmekte fayda var.

Aklında olsun

  • Ubud’da konaklamak için lüks oteller ya da merkezde uygun fiyatlı oda kahvaltı sunan “homestay” ismi verilen pansiyonlar arasında seçim yapabilirsin. Her seçenekte de ağaçların arasına saklanmış, kuş sesleriyle uyanabileceğin doğayla iç içe yerler bulmak mümkün. Eğer homestay’de kalmak istersen merkezdeki küçük sokaklarda gezerek hoşuna giden bir yer bulabilirsin.
  • Tüm sanatların ustaca yapıldığı bu yerde tabi ki masaj da profesyoneller tarafından yapılıyor. Hem otellerin bünyesinde hem de şehir merkezinde kaliteli spa salonları var. Özellikle yoga ve meditasyon üzerine özelleşmiş “wellness” merkezlerinde çakra açma masajı, terapi masajı ya da ayurvedik masaj gibi daha özelleşmiş masajlar yaptırıp kendini şımartabilirsin.
  • Sudan çok uzak kaldım, biraz serinlemeye ihtiyacım var düşünceleri aklını karıştırmaya başlarsa etraftaki otellerin yeşilliklerin ortasına kurulmuş “infinity pool”larına gidebilirsin. Palmiyelerle çevrili havuzda dinlenip yenilenebilirsin.

 

Bali aşıklarının kurtarılmış bölgesi Canggu

Bali’ye ayak basar basmak aşık oldun, burayı doya doya yaşamak, her yere yakın olmak ama insan kalabalığından ve trafikten uzaklaşmak istiyorsun. O zaman istikamet Canggu! Bali’nin diğer turistik bölgelerine göre daha az bilinen Canggu, Bali’ye sık gidenlerin favori kaçış mekanı. Çok tanınmadığı ve bu nedenle özüne daha yakın olduğu için Bali aşıkları kurtarılmış bölge olarak adlandırdıkları Canggu’da takılıyor. Sen de eğer daha sakin ve yavaş bir tatil hayali kuruyorsan Canggu’yu denemelisin.

Canggu pirinç tarlaları
Canggu pirinç tarlaları

Pirinç tarlalarının, palmiye ağaçlarının arasına serpiştirilmiş evler, villalar, cafelerin olduğu Canggu’da geçirilen her gün insana kaostan uzak, huzurlu anlar sunuyor. Yeşilliklerin arasında yürüyüş yapan, motoruyla sörf tahtasını almış sahile giden insanlar var her tarafta. Plajı harika olan Canggu’nun dev dalgalarında sörf yapmak mümkün, özellikle deneyimli sörfçüler bu plajda vakit geçiriyor. Tabi ki üşengeç olduğun günlerde sahilde keyif yapmak, ya da yalnız hissetiğin zamanlarda sahildeki gruplara katılmak da.

Yemeklerin en doğalını sunan restoranlar, en taze meyve sularının olduğu cafeler, vegan yemek seçenekleri burada. Mesela hiç çim suyu içmek aklına gelmiş miydi? Taze kesilmiş çim kokusunu hayal et, işte öyle bir tat, neden denemeyesin? Vücudu temizlediğine dair iddialar sayesinde yemeklerden önce küçük bir bardak çim suyunu shot yapmak çok moda. En tazesi de tabi ki Canggu’da:D

Tapınaklar
Tapınaklar

Buralarda her yer her şey hindistancevizi; suyu, sütü, dondurması, şekeri hepsi de çok lezzetli, tadına bakmadan geçme. Hindistancevizinden tabaklar, lifleriyle şapkalar, çantalar da yapılıyor. Başka ne olabilir? Mesela bir yılbaşı ağacı:)

Canggu'nun yılbaşı ağaçları
Canggu’nun yılbaşı ağaçları

Canggu’daki konaklama alternatiflerinin çoğunluğunu doğayla içiçe, özel olarak bambu ya da tahtadan yapılmış, kendi verandası olan villalar oluşturuyor. Doğayla içiçe bir tasarım, yumuşacık yataklar, minimalist mobilyalar buradaki villaların vazgeçilmezleri.

Burada konaklarken tüm gününü harika manzaralı terasında güneşin altında kitap okuyarak geçirebilirsin.Bir motor kiralayıp etrafı keşfe çıkarak yeni mekanlar keşfedebilir, pirinç tarlalarının arasında, yeşilliklerin içindeki restauranlarda şarabını yudumlayarak dinlenebilirsin. Bahçesinde tavşanların gezdiği, huzur dolu restoran “The Warung of Dandelion” benim favorim. Doğayla iç içe, zevkle döşenmiş mekanlarda hayatın akışının yavaşlığına kendini kaptırabilirsin.

Unutmadan eklemekte fayda var;

  • Canggu’da ulaşım için motor kiralayabilirsin, böylece hem Canggu’nun içinde hem de Bali’nin diğer bölgelerinde gezerken rahat edebilirsin. Kiralamaya karar verirken önce tarafiğin tersten aktığı aklında olsun:) eğer sörf tahtan varsa yan tarafında tahta için ek kısmı olanlardan seçmeyi unutma. Evet, her yan motorlularla dolu, benzinin biterse yol kenarlarındaki küçük tahta standlarda durup içki şişelerine doldurulmuş yakıtlardan alabilirsin.
Canggu benzin istanyonları
Canggu benzin istanyonları

 

 

 

 

Seminyak plajı

Seminyak sokaklarında zevkli bir gün

Bali’de bir sabah uyanıp “bugünü kendimi şımartma günü ilan ediyorum” kararını alırsan yolunu Seminyak’a düşürmelisin. Bali’nin merkezindeki Seminyak, adanın diğer kısımlarına kıyasla daha lüks zevkleri bir arada sunuyor. Güzel bir plaj, hareketli sokaklar ve güzel mekanlarda bütün gününü zevkle geçirebilirsin.

Seminyak plajı
Seminyak plajı

Seminyak plajı hemen yan tarafındaki hareketli Kuta plajının aksine yatıp dinlenmelik, kitap keyfi yapmalık bir sakinlik sunuyor. Özellikle sabahın erken saatlerinde kumlarda dalgaların sesiyle başbaşa bir yürüyüş yapmak için uğrayabilirsin. Ya da öğleden sonra dalgalar sörf yapmaya uygun hale geldiğinde tahtanı alıp dalgalarla boğuşmak için denize koşabilirsin. Eğer hiç denemediğin sörfe bir şans vermek istersen sahildeki local freelance sörf hocalarından biriyle anlaşıp iki saatlik dersle ilk denemeni yapabilirsin. Sadece keyif yapmaksa istediğin Bintang biranı alıp kumlara yayılıp dalgaları ve sörf yapanları seyrederek güneşin batışını seyredebilirsin.

Seminyak sokakları
Seminyak sokakları

Denize biraz ara verdiğinde, zevkle döşenmiş cafe & restaurantları, tasarım dükkanlarını ve sanat galerilerini bir arada bulabieceğin Seminyak sokaklarını da gezmelisin. Bu sokaklarda dolanıp dış duvar resimleriyle kaplanmış evleri, evlerin renkli kapılarını, evlerin arasına saklanmış küçük tapınakları keşfet; renkli vitrinleri, sanat galerilerindeki capcanlı tabloları, deniz ve doğa kokan el yapımı objeleri incele.

Seminyak'ın zevkli butikleri
Seminyak’ın zevkli butikleri

Alışveriş yapmak karşı koyamadığın bir dürtüyse buradaki butiklerde Balili modacıların özel tasarımları arasında karar verirmeye çalışırken tüm günü geçirebilirsin. Güzel müzik, zevkli ortam ve özlediğin dünya mutfağı yemeklerini birarada bulabileceğin restoran ve cafelerde keyifli bir öğleden sonra geçirebilirsin.

Seminyak sokaklarındaki zevkli villalar
Seminyak sokaklarındaki zevkli villalar

Kendini şımartmaksa hedefin Seminyak’ta kesinlikle uğraman gereken yer “Potato Head Beach Club”. Gündüz havuz başında miskinlik yapanlarla dolu olan deniz manzaralı bu mekan, akşama doğru güneşin batışını izlemeye gelenlerle doluyor. Buraya bir gününü ayır ve gündüz erkenden gidip hem havuzu hem de denizi görebileceğin bir yer kap. Tüm günü havuz başında yatarak, herbiri inanılmaz güzellikte olan kokteyllerin tadına bakarak ve insanlarla kaynaşarak geçir. Harika tasarımı ile denizle birleşik hissini veren “infinity pool”unun ve güneşin tadını çıkar. Güneş denizin üstünde alçalmaya başladığında bu enfes manzarayı havuzda elindeki kokteylinle izle ve gün batımının ne kadar destansı bir şey olduğunun yeniden farkına var. Havanın kararmasıyla başlayan parti moduna kendini kaptır, hatta karanlıkta yeniden yeniden havuza gir ve suyun, havanın, huzurun tadına var. Eğer tüm gününü ayıramayacaksan bile, akşamüstü Potato Head’e gidip havuzdaki kokteyl bardan içkini alıp denizin tam üstündeki gün batımını izle.

Kuta'da günbatımı

Bali’nin sörf cenneti Kuta

Kuta, Bali’nin kalbinde, adanın en kalabalık, en turistik ve en hareketli kısmı. Burada kıpır kıpır plajlar, sörf merkezleri, restaurantlar ve gece klüplerini bir arada bulabilirsin. Havaalanının hemen yanında olan Kuta, Bali’deki ilk durağın olabilir.

Kuta Bali
Kuta Bali

Bali’ye varınca hiç zaman kaybetmeden kendini deniz kenarına atabilirsin, ne de olsa adaya geldin. Bali’nin en hareketli sahili Kuta kıyılarında hem kumsalın keyfini çıkaran turistler, hem de adanın meşhur dalgalarında sörf öğrenmek için dört bir yandan gelen gençler bir arada. Dalgalar senin de aklını çeler de sörf öğrenmeye karar verirsen, bu sahildeki sörf okullarından birini seçebilirsin. Kuta’nın en bilinen sörf okulu “Pro Surf School”u deneyebilirsin; özel dalga havuzu ve sörf öğrencilerinin konaklaması için deniz manzaralı odaları var. Sörfle ilgilenmesen bile güzel manzaralı cafesinde atıştırıp serinlemek için bir şeyler içip yeni insanlarla tanışabilirsin.

Hava kararırken diğer herkesle birlikte Kuta sahiline koşup güneşin denize batışını izlemeyi unutma. Güneşin batışı Bali’nin tüm sahillerinde bir harika; mavi, pembe, mor, turuncu tüm renkler birleşip aklını alıp götürüyor.

Kuta'da günbatımı
Kuta’da günbatımı

Kuta bölgesini uçtan uca kaplayan bölgenin en hareketli Legian caddesi; güzel restoranlar, spa merkezleri, hediyelik eşya dükkanları gibi turistlerin ilgisini çeken her şeyi bir arada bulabileceğin yer. Burada uzun bir yürüyüş sonrasında farklı yemek seçenekleri bir arada bulabilirsin, eğer dünya mutfaklarını özlediysen akşam yemeği için ünlü restaurantlardan birini de deneyebilirsin.

Kuta Legian caddesi
Kuta Legian caddesi

Gecenin ilerleyen saatlerinde bu caddedeki barlar ve gece mekanları iyice hareketleniyor. Gece eğlencesi için farklı birçok seçenek mevcut. Bu mekanların genelinde tam bir özgürlük hakim, içeri girmek için özel bir hazırlık yapmana gerek yok, parmak arası terliklerinle girip kendini çıplak ayakla barın üstünde dans ederken bulabilirsin mesela bir anda. Sky Garden Club Kuta’nın en meşhurlarından; alt katı gece klübü, üst katta ise nargile içip dans edebileceğin bir teras mevcut. Tüm bu mekanlarda eğlence sabaha kadar devam ediyor.

Aklında olsun:

– Değişik bir şeyler mi tatmak istiyorsun, buradaki cafelerde bulabileceğin simsiyah yanmış gibi görünen ekmekli bir tostlardan ısmarla kendine. Yanına da Bali’nin meşhur içeceklerinden bir avokado suyu söyle. Son zamanların meşhur meyvelerinden olan avokadonun her şeklini denedin belki ama ya meyve suyunu? Bu kadar yol gelmişken çikolata soslu bu içeceği tatmayı sakın unutma.

Kuta'da denenecekler; avokado suyu
Kuta’da denenecekler; avokado suyu

– Alışveriş merkezlerinden vazgeçemeyenlerdensen Bali’deki avmler genelde Kuta ve etrafında yer alıyor. Hem alışveriş yapmak hem de serinlemek için uğrayabilirsin.

– Sulu eğlence parklarını seviyorsan bu bölgedekilerden birine uğrayıp sıcağın etkisini kaydıraklardan kayarak azaltabilirsin.

Bangkok Wat Benchamabophit tapınağı

Kaosla hoşgörünün kolkola olduğu şehir, Bangkok

Kaosla hoşgörüyü bir arada hayal edebiliyor musun? Herkesin bir yana koşturduğu kalabalık bir sokakta, etrafının yüzler bir gülümseme ile aydınlanmış mutlu insanlarla çevrildiği bir yer aklına gelmiyor mu? O zaman Bangkok’u seyahat planlarına dahil etmen lazım. Güney doğu asyanın metropollerinden Bangkok, modern dünyanın konforunu yerel kültür esintileriyle harmanladığı için uzakdoğu seyahatinde ilk durak olmak için uygun bir seçenek.

Uzun bir asya gezisinin başlangıcını Bangkok ile yapıyor ve kendini sudan çıkmış balık gibi hissediyorsan, çantasını alıp kendini asya yollarına vurmuş diğer gençleri bulacağın yer Khao San Road. Günün her saati hareketli olan bu caddede güzel bir kahvaltıyla güne başlayıp diğer gezginlerle tanışarak kendine yol arkadaşları edinebilirsin.

Bangkok’u tanımak için ilk olarak şehrin yer yanına dağılmış olan birbirinden etkileyici tapınakları görmek gerek. Gitmen gereken yerlerin arasındaki uzun mesafeyi ve sıcak havayı düşününce en iyi çözüm etrafı gezdirmesi için bir şöförle anlaşmak. Taksi seçeneği de mevcut ama tuktuk adı verilen arkasında oturma alanı olan 3 tekerlekli motorsikletleri denemeni tavsiye ederim. Hem ucuz hem de eğlenceli bir açıkhava turunu kim istemez? İngilizcesi iyi olan bir tuktuk söförüyle anlaşırsan gün boyu sana eşlik edecek bir rehberin olabilir. Turuna dahil edebileceğin yerler:

  • Wat Pho: Bangkok’un en eskilerinden olan bu tapınak, 46 metre uzunluğundaki yatan Buddha heykeli ile meşhur, görmeden geçmek mümkün değil. Tapınak aynı zamanda thai masajının doğduğu yer olarak biliniyor, randevu alıp masaj yaptırmak da mümkün.

 

  • Wat Arun: Mimarisi çok güzel olan bu tapınak, şehrin ortasından geçen nehrin kenarında yer alıyor ve heybeti şehrin büyük bir kısmından görülebiliyor. Gece ışıklandırılan tapınak nehirle birlikte masalsı bir hal alıyor. Gün doğarken güneş ışıklarını çok güzel yansıttığı için bir sabah da erkenden bu manzarayı yakalamaya gidebilirsin. Yani gün doğarken, güneş tepedeyken, gecenin ışıkları yanarken, aklına gelen her an bu tapınağı görebileceğin bir yer bulup ihtişamına bir bak.
Bangkok tapınakları
Bangkok tapınakları
  • Wat Benchamabophit: Bu tapınak şehirdeki diğer tapınaklar kadar eski olmasa da tarzı ve süslemeleriyle farklılaşıyor ve görülmesi gerekenler listesine üst sıralardan giriyor:) İtalya’dan özel getirilmiş mermerlerle kaplı modern bir mimariye sahip bu tapınak mermer tapınak olarak da biliniyor. Tarif etmesi zor, gidip tapınağı gezmek ve hatta etrafında biraz zaman geçirip burada yaşayan budist rahiplerin evlerini ve ritüellerini de görmek gerek.

 

  • Wat Saket: Golden Mountain ismiyle de bilinen bu tapınak, küçük bir tepe üzerinde yükseliyor, ama bu doğal bir tepe değil. Tam tersine 1800’lerde yıkılmış olan eski bir tapınağın kalıntıları, yani tapınak üstü tapınak. Merdivenlerle uzun bir tırmanışla çıkılan bu tapınaktan şehrin manzarasını izleyebilirsin. Kasım ayında geziyorsan, bu tapınak ve etrafındaki sokaklarda gerçekleşen festivali yakalayabilirsin. Festivalde, tapınağın etrafı özel kırmızı bir kumaşla kaplanıyor ve bu kumaşa yazı yazarak dilek dileniyor. Etraftaki sokaklar da normalden hareketli oluyor, buraya kurulan standlarda el yapımı ürünlerden yerel yiyeceklere her şeyi bulabilirsin.
Bangkok golden mountain
Bangkok golden mountain

Şehir turundan aç ve yorgun döndüysen, Khao San Road’daki güzel restoranlardan birinde kendine güzel bir ziyafet çekebilirsin. Hem yerel lezzetler hem de dünya mutfaklarından yemekler bulabileceğin yerler bir arada. Hangi restorana girsem diye bakınırken kokulara dayanamayıp sokak kenarında gördüğün yemek arabalarından barbekü tavuk, et, pilav ayaküstü atıştırabilirsin. Eğer buralara kadar gelmişken akrep, örümcek, böcek kızartması denemeden dönmem dersen onları da bulabileceğin sokak arabaları burada.

Bir sabah şehirin sıcağından kaçıp kendini yüzen pazarlardan birisine at. Tayland’a kadar gitmişken bu çok meşhur pazarda palmiyelerin gölgesinin serinliğinde kayıkla gezinmen, yandan geçen kayıktaki teyzeden hindistan cevizi içinde dondurma alıp yemen, meyve satıcılarının rengarenk meyvelerinden, küçük kırmızı renkli muzlardan tatman gerek. Bangkok yakınlarındaki iki yüzen pazar da yaklaşık birer saat uzaklıkta. Yol için bir tuktuk ya da taksi söförüyle anlaşabilir, yolda gördüğün köy pazarlarına uğrayıp yerel lezzetleri keşfedebilirsin. Yol üstünde filler, maymunlar, tapınaklar ya da timsah şovları gibi şaşırtıcı süprizlerle karşılaşabilirsin.

Bangkok yüzen pazar
Bangkok yüzen pazar

Bu yoğun günün yorgunluğunu atmak için en güzel yöntemlerden biri tabi ki de masaj yaptırmak. Khao San Road’daki masajcılarda yaptıracağın kısa bir masaj bile tüm enerjini yerine getirmeye yetecek. Çok büyük bir masaj taraftarı değilsen bile kısa bir ayak masajını denedikten sonra pişman olman mümkün değil.

Hem gece hem de gündüzleri kıpır kıpır olan Chinatown’a da zaman ayırmalı, bu farklı kültürü de keşfetmelisin. Tüm sokakları gezip aklına hiç gelmeyecek atıştırmalıklar, yemekler, hediyelik eşyalar, masajcılarla karşılaşabilirsin, tabi ki çok uygun fiyatlara. China Town’ın altını üstüne getirdikten sonra mahallenin tam ortasında yer alan Wat Traimit Tapınağına uğrayıp buradaki Buddha heykelini gör. 13.yüzyılda yapılan bu heykel yıllarca tapınaktan diğerine sürüklenmiş ve pek önemsenmemiş. Ta ki, 1950 yılında heykelin etrafının alçıyla kaplı olduğu ve aslında tüm heykelin altından yapılmış olduğu şans eseri anlaşılıncaya kadar. Şu anda bu heykele değer biçilemiyor ve tüm turistler bu heykeli görmek için tapınağa geliyor. Chinatown geceleri de farklı tarzdaki bar ve gece klüpleri, ve özellikle sokakların ortasına kurulan yemekçileri ile de keşfedilmesi gereken ilginç bir yer halini alıyor. Gece de gidip gezmelisin.

Bangkok Wat Traimit tapınağı
Bangkok Wat Traimit tapınağı

Söylemekte fayda var;

  • Tayland’a ayak basmışken meşhur pad thai’sinden denemeyi unutma. Özellikle tavuklu ve körü soslu olanları çok lezzetli. Acının çok acı olduğunu yeniden hatırlatmadan geçemeyeceğim:)
  • Tapınakları gezerken omuzlarını ve dizlerini kapatan bir kıyafet seçersen çok rahat edersin. Çok ziyaret edilen tapınaklarda turistler için ayrılmış şallardan bulmak da mümkün.
  • Tayland’da, özellikle de Bangkok’ta gezerken kesinlikle unutmaman gereken şey pazarlık. Neredeyse her yerde her şey için pazarlık edilebiliyor, çünkü turistlere genelde ortalamanın üstünde fiyat veriyorlar. Belirtilen ilk fiyatın yarısına hatta daha azına bile anlaşabilirsin.

 

Koh Phi Phi

Tayland adalarının ününü zaten duymuşsundur, ama Koh Phi Phi adaları bir başka ünlü, çünkü Leonardo Di Caprio’nun da yer aldığı “The Beach” filminde gördüğün cennet köşesi burası. Filmin çekildiği harika plajlara ev sahipliği yapan “Ley” ve hareketli bir gece hayatı sunan “Don” olmak üzere birbirinden güzel iki adadan oluşuyor Koh Phi Phi adaları. Birbirini harika tamamlayan bu adalarda gündüz Ley’in turkuaz sularına dalıp akşam Don’daki thai boks maçının heyecanında kendini kaybedebilirsin.

Koh phi phi beach
Koh phi phi don

Bir gününü kesinlikle Ley’e ayır, sabah erkenden kalk. Güneş daha yüzünü göstermemiş, tüm ada uykudayken; bir önceki günden anlaştığın kaptanın “long tail bot”una atla. Tayland’ın mavi boyalı karakteristik kayıklarından birinde Ley’e doğru ilerlerken Ley’i çevreleyen dağların arasından güneşin ilk ışıklarının yükselişini izle. Dağlara yaklaştıkça senin için aralandıklarını, sakladıkları bembeyaz kumsalın ortaya çıktığını göreceksin. Phuket adasından gelen turistler oraya akın etmeden kendini hemen denize at ve Maya Bay’in renklerinin, dalgalarının, sakinliğinin tadını çıkar. Maya Bay kalabalıklaşmaya başladığında kaptandan seni küçük sakin koylara kaçırmasını iste. Birbirinden mavi, koylar, altın rengi sahiller ve sahillere gizlenmiş salıncakların arasında geçir gününü. Don adasına dönerken maymunların egemenlik sürdüğü Monkey Island’a yanaşıp yiyeceklerini maymunlarla paylaş. Eğer botun çok yakınlarındaysa ikram etmeni bile beklemiyorlar zaten.

koh phi phi ley
koh phi phi ley

Akşama, “Muay Thai” isimli thai boks barına uğrayıp kendine bir “bucket” kokteyl ısmarlayarak başla. Yaklaşık bir litrelik bir kovada gelen kocaman kokteylini bitirmeye uğraşırken ringin kenarındaki basamaklarda oturup boks maçının heyecanına kaptır kendini. Gaza gelirsen ringe çıkmak için gönüllü olup madalya kazanmayı deneyebilirsin. Çıkışında, adanın arka kıyısındaki kumsal partilerine at kendini. Boydan boya hostellerin yer aldığı Loh Da Lum Bay isimli bu koyda geceleri birbirinden çılgın beach partiler oluyor. Yerel halkın dansını, ateş şovlarını izleyerek eğlenceye dahil ol. Gecenin sonunda kendini dev alevli iple ip atlamaya çalışırken bulabilirsin, hele bir de dolunay partisine denk gelirsen her şey daha da çılgınlaşıyor.

IMG_6864
Thai box

Sabah kahvaltını erkenden yapıp güneş kızgınlaşmadan adanın tepesindeki “view point”lere çık ve o manzarada bir süre oturup hayallere dal. Fazla basamak çıkmaya hazırlıklı git yalnız, basamakları çıktıkça seni zorlayan güneşe ve sıcağa karşı suyun, şapkan yanında olsun.

view point
view point

Eğer trekking seviyorsan view pointten ormanın içine doğru at kendini, ağaçların, çalılıkların arasında bir bilinmeze doğru bir maceraya çık. Ezilmiş otların üstündeki ayak izlerini ya da su hortumlarını takip ederek kendini bir anda sadece botla denizden gidilen küçük koylardan birinde bulabilirsin. Boş sahile uzanıp dalgaların ve kuşların sesini dinle, kumsalda kısa bir kestirmeyle ormandaki heyecanı ve yorgunluğu at, el değmemiş doğanın verdiği huzuru hisset. Doğayı hissetmeye başla ve ormanın içlerine dalarak minik bir koydan bir diğerine geçerek adayı keşfe devam et.

to hidden beaches
saklı plajlara giden yol

Bir akşam, Grand PP Arcade restoranını dene. Açıkhavada güzel atmosfer, güleryüzlü hizmet ve harika yemekler, hepsini bir arada sunuyor. Mesela ananas içinde servis edilen yerel soslarla pişirilmiş hormonsuz tavuk önüne geldiğinde; yemek ve seyretmek arasında kararsız kalabilirsin.

Bir gündüz adanın merkezindeki minik tabelaları takip ederek long beach’e doğru yürümeye başla. Yol kenarında gördüğün meyveciden birkaç çeşit egzotik meyve almayı unutma, yorulduğunda bu tatları denemek için bir palmiye ağacı altında mola ver. Yer yer kumsaldan yer yer ağaçların arasındaki patikalardan geçen yolda gördüğün otellerin güzelliğine ve doğayla ne kadar güzel içiçe geçtiğine inanamayacaksın. Long beach plajı denize girmek, uzanıp keyif yapmak için çok güzel. Eğer masaj seviyorsan bu plajda bir masaj yaptır; denizin kenarında, dalga sesleriyle birlikte masajın tüm gerginliğini alıp seni başka diyarlara alıp götürmesine izin ver.

massage on the beach
plajda masaj

Aklında olsun;

  • Parmak arası terlik: Tüm gün deniz, kum arasında gidip gelirken en ideali. Tayland geleneklerine göre restoranlara, hatta bakkala bile girerken kapıda terlikleri çıkarmak gerektiğini hatırlatmakta fayda varJ

 

  • Para: dolar en geçerli para birimi. Eğer 50 veya 100 dolarlık banknotların varsa düşük banknotlara göre daha yüksek bir rakamdan bozdurabilirsin. Ada olduğu için bazı yerler kredi kartı kullanmıyor.

 

  • Yemekler: Yemekleri zaten anlatmaya gerek yok, hepsi birbirinden lezzetli ama acılı sipariş verdiğinde gerçekten çok çok acı bir yemek geldiği aklında olsun. Meyveler de inanılmaz lezzetli, yemek yanında taze meyvelerden yapılan meyvwe suyu ve kokteylleri bir dene.

 

  • Anna’s Restaurant: Uygun fiyatlı ve çok lezzetli yemekleri burada bulabilirsin. Hep dolu oluyor, eğer boş yer olduğunu farkedersen kaçırma, hemen otur.

Seyahat iyileştirir mi?

İçinde henüz insan eliyle bozulmamış bir yerleri keşfetme isteği varsa seyahat edebileceğin rotalardan biri güneydoğu asya. Buradaki ülkelerin hepsi başlı başına bir doğa harikası. Bu uzak, tanıdık olmayan coğrafyaya yapacağın seyahatini kendini iyileştirmek üzerine planla. Hem doğal sağlıklı yemekler ile vücudun için bir detox hem de el değmemiş doğanın içinde internetten uzak geçireceğin günler zihnin için bir detox olsun. Sakin bir koydaki yüzme sonrası yerel pazardan aldığın meyvelerden yiyerek geçirdiğin bir sabah sonrası aklındaki endişelerin nasıl silinip gittiğine inanamayacaksın.

Yola çık

Hayatının bir noktasında kendini bir boşlukta bulduğunda, ne iş ne okul hiç bir sorumluluğun yoksa ve tüm günün nereden başlayacağını bulmak için harcıyorsan, artık oturma. Her şeyi bırak, ne istediğini bulmak için çantanı alıp yola çık. Hayat uzun ve seni neyin mutlu ettiğini bulunca çoook daha eğlenceli. Bunu kendin için yap ve uzaklara tek yön biletini alıp kendini bulma yolculuğuna doğru ilk adımı at. Nerelere gideceğin, parayı nereden bulacağın gibi sorunlar sen hayalini kovaladıkça çözülüyor, sen yeter ki yola çık.